Proloterapi

Proloterapi; zayıflamış, yıpranmış, hasarlanmış, gevşemiş ve gücünü kaybetmiş tendon, ligament ve eklemlere proliferatif hücre ve doku yenileyici olan solüsyonların enjekte edilmesi esasına dayanan bir tedavi yöntemidir. Enjekte edilen proliferatif maddeler eklemlerde, tendonların kaslarla birleşme noktalarında ve kasların kemiğe yapışma yerlerinde, kontrollü bir inflamasyona iltihaba yol açar. Vücut bu bölgeye kan ve besin desteğini artırır, bunun sonucunda da dokuların yenilenmesi ve eski gücüne kavuşması sağlanır.

Proloterapi yaklaşık 50-60 yıldır dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde başarıyla ve yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir.

PROLOTERAPİ uygulamadan önce aşağıda sunulan önerilere uyması halinde işlemin etkinliği artacaktır.

Vereceğimiz egzersizleri mutlaka düzenli yapınız (özellikle germe egzersizleri). Egzersiz yaparken sizde ağrı ve yorgunluk oluşturduğu sınıra kadar yapınız. Aşırı zorlamayın. Ciddi ağrınız olduğu zamanlarda egzersiz yapmayın. Egzersiz yaparken oluşabilecek hafif ve geçici ağrılar önemli değildir. Çok ağrınız yoksa hareketsiz kalmayın.
PROLOTERAPİ sırasında size reçete edeceğimiz gıda takviyelerini almanız tedavinize olumlu katkı sağlar. Bunlar; Glukozamin kompleksi, Tip 2 Kollajen, C vitamini, Omega 3’ tür (bu ürünleri eczanelerden ve güvenilir markalardan alın).
Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız kalp doktorunuza danışarak kan sulandırıcı ilacı kestikten 5 gün sonra PROLOTERAPİ olabilirsiniz. Günde alınan 100-150mg Aspirin PROLOTERAPİ yapılmasına engel değildir.
Günde 2,5-3 litre su için.
Basit karbonhidratları mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarın. (şeker, un ve undan yapılan mamüller ekmek, poğaça, simit, kek, börek, tatlılar vs gibi).
Mineral, vitamin ve proteinden zengin beslenin. Bol sebze yiyin, sebzeleri özellikle çiğ olarak tüketmeye gayret edin( domates, biber, maydanoz, dereotu, nane, tere, turp, soğan, sarımsak vs). Her gün bol ev yoğurdu tüketin.
PROLOTERAPİ den sonra ilk 3 gün ağrınız artabilir. Bu vücudunuzun tedaviye yanıt verdiğini gösterir, iyiye işarettir. Bu ağrılar azalarak 10 güne kadar uzayabilir. Unutmayınız ki PROLOTERAPİ direk ağrı kesici bir yöntem değildir, ağrılı bölgedeki hasarı tedavi ederek ağrıların doğal ve kalıcı olarak azalmasını ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir.
PROLOTERAPİ de hasta hekim uyumu ve hastanın sabrı (çünkü kısa süreli bir tedavi değildir, ayrıca tedavinin başlarında ağrılarda zaman zaman artma zaman zaman azalma olmaktadır bu PROLOTERAPİ nin doğal seyridir ve bu yüzden sabır gerekmektedir) üst düzeyde olduğu takdirde başarı oranı % 70-80’ lerdedir.

PROLOTERAPİ seans sayısını ve nasıl yapılacağını hastanın ve hastalığının durumu belirler ve birçok faktöre bağlıdır. Hastanın yaşı, kilosu ve hastalığın süresi, hasarın büyüklüğü ve derecesi, diyabet, hipotiroidi, metabolik sendrom, obezite, sigara ve alkol kullanımı gibi ilave problemlerin olması iyileşme süresini uzatır. Çoğu hasta için 4-6 seans yeterli olurken bazı hastalarda sonuç almak için 8-10 seanslık uygulamalar gerekebilir.

Enjeksiyonlar 3 haftada bir yapılmaktadır. Fakat doktorunuz tedavinin seyrine göre bu süreyi 2 haftaya kadar kısaltabilir ya da 6-8 haftaya kadar uzatabilir.

Proloterapiden sonra ilk 3 gün istirahat önerilir ve tedavi yapılan bölgeye ilk 3 gün 3-4 saatte bir 15-20 dakika sıcak su torbalarıyla sıcak uygulama yapılması önerilir.

Proloterapiden sonra asla NSAİ grubu dediğimiz antienflamatuvar ağrı kesicilerden alınmaz. Antienflamatuar etkisi olan bu ağrı kesiciler proloterapinin etkisini ortadan kaldırır. Çok ağrınız olursa size reçete edilecek olan antienflamatuar etkisi olmayan parasetamol grubu ağrı kesiciler ya da tramadol alabilirsiniz. İlaç kullanımı için doktorunuzla iletişime geçmelisiniz.

Proloterapide sık görülen yan etkiler enjeksiyon bölgesinde ağrının artması (aslında beklediğimiz ve istediğimiz bir durumdur), morluk, şişlik, sertlik, grip benzeri semptomlar olabilir. Bu yan etkilerin hastaya bir zararı yoktur ve zamanla kendiliğinden geçer.

Proloterapi uygulaması Kortizon içermez.

Proloterapinin uygulandığı başlıca hastalıklar;

Eklem gevşeklikleri ve güç kaybı (laksite)
Tendinit ve ligamentit (Tendon ve ligamentlerde iyileşmeyen kronik ağrılar)
Artroz (eklem kireçlenmeleri, aşınma ve eskimeler)
Bel ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
Boyun ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
Sırt ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)
Omurgada, göğüs kafesinde ve kaburgalarda geçmeyen kas ve ligament ağrıları
Topuk dikeni ve plantar fasit
Ayak bileği, el bileği burkulmaları sonrası geçmeyen ağrılar
Koksikodinia (Kuyruk sokumu ağrısı)
Skolyoz (skolyozda bilinenin aksine ligament inbalansı çok önemli bir sebeptir)
Osteitis pubis
Diz ağrıları (kondromalazi, kireçlenme, menisküs, ligament hasarı)
Tenisçi ve golfçü dirseği (epikondilit)
Spondilolistezis (bel kayması)
Spinal stenoz
Avasküler nekrozlar (kemik dokusunun yetersiz kanlanması nedeniyle nekroze olması)
Donuk omuz.
İmpingement sendromu
Metatarsalji

Şimdi Daha İyi Olun! Sadece Randevu Al

tr Turkish
X
×